444 9 777|Şubelerimiz
Rusya Federasyonu
Rusya Federasyonu

Rus İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Çar III. Aleksandr özel zamanları unutulmaz kılmak için sevdiklerine dekoratif mücevherler hediye etmeye başlar ve Romanov hanedanının son hükümdarı Çar II. Nikola babasının izinden giderek bu geleneği sürdürür. Her biri farklı dizaynı, işçiliği ve değeri ile göz kamaştıran bu hediyeler paskalya yumurtası şeklinde yapılır. Mücevher ustası Peter Carl Fabergé gözetiminde, Fabergé Mücevher Evi’nde yapıldıkları için yumurtalar Fabergé yumurtası olarak adlandırılır. Bu özel yumurtaların çoğu ikiye ayrılabilir ve içlerinde bir yumurtanın sarısı gibi, sürpriz niteliğinde minyatür mücevher parçaları bulunur.

Rusya, Fabergé yumurtalarına benzer. Dışardan bakıldığında benzersizdir, değerlidir, göz kamaştırır, etkileyicidir ama Rusya’yı gezip görenler, yakından tanıyanlar yumurtanın içinde saklı sürpriz mücevheri de görme ayrıcalığına sahip olur. Bu mücevher, devasa Rusya’nın her bir köşesinde karşınıza çıkan doğal, tarihi, kültürel zenginliklerdir.
 
Kaynak : Shutterstock

Moskova

Rusya’nın ve belki de dünyanın en hareketli, en renkli şehirlerinden biridir Moskova. Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanır ama bir taraftan da çehresi yeni ve modern binalarla gün be gün değişir.

Moskova gezisinin ilk durağı tartışmasız Kızıl Meydan ve Kremlin’dir. Dünyanın neresinden gelmiş olursanız olun, kim olursanız olun, Rusya’nın kalbinin attığı yer sizi kendine çeker. 13. yy’dan kalma tarihi şehirin bu ünlü meydanı daima kalabalıklarla doludur. Bir tarafında Aziz Vasili Katedrali’nin soğan kubbeli kuleleri ve diğer tarafında Devlet Tarih Müzesi’nin kırmızı renkli etkileyici binası; Kızıl Meydan’dır burası. Meydanda Lenin’in mozolesi yer alır. 1917 Devrimi’nin lideri, tüm dünyayı geri dönülemeyecek şekilde değiştirmiş tarihsel bir figür olan Lenin, burada mumyalanmış olarak kalabalıkların bitmek bilmeyen meraklı bakışları altındadır. Hemen yakınında ünlü Sovyet liderler Stalin ve Brejhnev, Rusya’nın uzaya gönderdiği ilk astronot Yuri Gagarin de yatmaktadır. Kremlin’in belli bölümleri ziyaretçilere açıktır. Diamond Fund adı verilen bölümde, Rusya’nın benzersiz güzellikte ve değerdeki kraliyet mücevherlerini ve değerli taş koleksiyonunu görmek mümkündür.

Moskova semalarına Stalin döneminde yapılmış; o günkü rejimin gücünü anlatmak istercesine birer kale görünümünde “Yedi Kızkardeşler” gökdelenleri hakimdir. Gökyüzü gibi yer altı da bu amaca hizmet edercesine dekore edilmiştir. Moskova metrosunun Komsomolskaya, Novoslobodovskaya, Park Kulturi, Teatralnaya, Kievskaya gibi holleri adeta Sovyet Dönemini hikaye eden bir sergi salonu, müzeye benzer.

Moskova gezisinin olmazsa olmazları arasında bir sanat sokağı olan ve ancak yaya gezilebilen Eski Arbat Caddesi’ni, şehrin en güzel caddelerinden Tverskaya’yı adımlamak sayılabilir. Rusya’nın en büyük şairlerinden birinin adını taşıyan Puşkin Cafe’de tadını çıkararak bir kahve içilmeli, bir gece en güzel giysilerinizi giyerek dünyaca ünlü Bolşoy Tiyatrosu’nda bir temsil izlenmelidir.

Moskova deyince, tarihi Novodevichy manastırı bitişiğinde yer alan mezarlık ziyaret edilmelidir. Heykellerle süslü mezarlık adeta bir açık hava müzesini andırır, zira Rusya’nın en ünlü sanat ve devlet adamlarından bir kısmının mezarları buradadır. Hepsinden önemlisi, burada yatan büyük şairimiz Nâzım Hikmet’e memleketten bir selam yollamaktır.
 

Daha fazla...

Kaynak : Shutterstock

Saint Petersburg

Rusya’nın Moskova ile beraber en büyük, en hareketli, özel ve görmeye değer şehirlerinden biridir, Saint Petersburg. Neva nehrinin Finlandiya körfezine döküldüğü noktada batılılaşmayı ülkesinin geleceği için esas gören Büyük Petro’nun emriyle ve bizzat harcadığı çabalarla kurulmuştur. Adını kurucusu olan Büyük Petro’dan alır. Şehir ilk kurulduğunda adı Sankt-Peterburg’dur. 1914’de Almanlarla savaş başlayınca bu Almanca isim Petrograd olarak, 1924’te komünist rejim tarafından Leningrad olarak değiştirilir. 1712 ile 1918 arasında Petro’dan sonra gelen son Romanov hanedanı üyesinin tahttan feragat etmesine dek, Rusya’nın başkenti olmuştur, şehir.

Şehri saran kanalları ve kanalları süsleyen köprüleri, Çarlık Rusya’sı mimarisi ile bezeli sokakları, Nevsky Prospect gibi ışıltılı caddeleri ile insanı kısa sürede avucunun içine alır; bu şehre yine gelmek isterim dedirtir insana.
Rusya’nın paha biçilmez hazineleri ile dolu Kışlık Saray’ı Hermitaj buradadır. Hakkıyla gezmek saatlerinizi değil, günlerinizi alacaktır. Büyük Petro’dan itibaren yaşamış hemen bütün Rus İmparator ve İmparatoriçeleri, yıldız şeklinde mimarisi ile hayranlık uyandıran Peter ve Paul Kalesi içindeki katedralde gömülüdür. Kazan ve Saint Isaac katedralleri olağanüstü mimarileri ile dikkat çekicidir.

Şehrin yalnızca merkezi değil, yakın çevresi de görmeye değer pek çok eser barındırır. Büyük Petro tarafından yaptırılan yazlık saray Peterhof, tarihsel değerinin yanı sıra heykeller ve fıskiyelerle bezeli, göz kamaştıran süs havuzu ile de tanınır. Çarların Köyü anlamına gelen Tsarskoye Selo veya Puşkin’de yine hazinelerle bezeli Katerina Sarayı, tüm aile fertlerinin yaşamı bir katliamla sona eren son Rus Çarı II. Nikola ve ailesine yuva olan Alexander Sarayı görmeye değer noktalardır.

Gerçek bir kültür şehri olan Saint Petersburg’da Mariinsky ve Mikhailovsky Tiyatrosu’nu görmek; mümkünse bir gösteri izlemek unutamayacağınız bir deneyim olacaktır.

Saint Petersburg bir kuzey şehri olduğu için yaz aylarında güneşin neredeyse hiç batmadığı zamanlar için kullanılan Beyaz Geceler tanımı, büyük usta Dostoyevsky’nin Beyaz Geceler öyküsünden mi alınmıştır acaba?
 

Daha fazla...

Kaynak : Shutterstock Kremlin'de Dalgalanan Rus Bayrağı
Kaynak : Shutterstock Altay Dağları
Kaynak : Shutterstock Kamçatka'da Ren Geyiği Sürüsü

Coğrafi ve Siyasi Bilgi

Topraklarının büyük bir kısmı Asya kıtasında, Ural Dağları’nın batısı ve Kafkasların kuzeyi ile sınırlanmak üzere bir bölümü de Avrupa kıtasında yer alan Rusya, 17 milyon km2 yüzölçümüyle, kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük ülkesidir. Resmi adı Rusya Federasyonu’dur. Türkiye gibi Rusya da iki kıta üzerinde bulunan toprakları nedeniyle Avrasya Ülkesi olarak adlandırılır. Rusya, Asya’nın tüm kuzey kesimini kaplar. Resmi adı Rusya Federasyonu olan ülke, kuzeybatı ve batıda Norveç, Finlandiya, Estonya, Letonya, Beyaz Rusya ve Ukrayna’yla; güneyde Kazakistan, Moğolistan, Çin’le; güneydoğuda çok kısa bir sınır hattıyla Kuzey Kore’yle ve kuzeydoğuda Bering Boğazı’yla ayrıldığı Amerika Birleşik Devletleri’nin Alaska eyaleti ile sınır komşusudur.
Baltık kıyısında yer alan ve Rusya sınırları dışında yer alan Kaliningrad Oblastı yoluyla Litvanya ve Polonya ile de komşuluğu mevcuttur.

Barents, Laptev, Doğu Sibirya Denizi, Kuzey Buz Denizi, Büyük Okyanus, Ohotsk Denizi, Japon Denizi, Hazar, Azak, Karadeniz ve Baltık Denizi’ne kıyısı bulunur. Dünyanın en derin gölü Baykal, Avrupa’nın en uzun nehri Volga ve yine Avrupa’nın en büyük gölü Ladoga, Rusya’da bulunur. Rusya’nın binlerce nehrinden en önemlileri Volga, Don, Dinyeper, Yenisey, Obi nehirleridir. Arktik tundradan, orman alanlarına, taygalardan, steplere pek çok coğrafi çevre ve yüzey şeklini içinde barındıran, on bir farklı zaman dilimine sahip Rusya devasa bir büyüklüğe sahiptir. Bu devasa topraklar, Rusya’nın doğal kaynaklar açısından çok zengin bir ülke ve büyük bir tarım ülkesi olmasının ana kaynağıdır.

Rusya Federasyonu, Ukrayna’dan ilhak edilen ve siyasi durumu hala tartışmalı Kırım ve Sivastopol dışında 83 idari birimden oluşur. Bu birimlerden 21 tanesi Cumhuriyet, 9’u Krai (eyalet), 46’sı Oblast (bölge), 2’si federal şehir (Moskova ve Saint Petersburg), 5’i otonom oblast/otonom okrug’dur. Ülke’nin yönetim şekli federal yarı başkanlık tipi anayasal cumhuriyet olarak ifade edilmektedir. Yürütme erkinin başı Başkan, hükümetin başı Başkan’ın atadığı başbakandır. Parlamento’nun iki kanadından biri 170 üyeli Federasyon Konseyi, diğeri 450 üyeli devlet meclisi Duma’dır.

Rusya’nın başkenti Moskova’dır. Para birimi Ruble’dir. Rusya’da 100’den fazla dil ve diyalekt konuşulursa da resmi dil Rusça’dır. Rusya’da kiril alfabesi kullanılır. Rusya’yı gezerken kiril alfabesini öğrenmeye çalışmak eğlenceli olduğu gibi yaşamınızı da kolaylaştırır.
 

Kaynak : Shutterstock Büyük Prens Rurik
Kaynak : Shutterstock Pskov Alexander Nevsky Buz Savaşı Anıtı
Kaynak : Shutterstock Rusya'nın Çift Başlı Kartal Amblemi
Kaynak : Shutterstock Büyük Petro Gravürü
Kaynak : Shutterstock Çar II. Nikola ve Ailesi
Kaynak : Shutterstock Saint Petersburg Lenin Anıtı
Kaynak : Shutterstock Sovyetler Birliği (SSCB) Bayrağı
Kaynak : Shutterstock Banknot üzerinde Vladimir Putin Portresi

Tarihi Bilgi

Rusya’nın tarih sahnesine çıkışı, Baltık’tan  mevcut su yolları üzerinde doğuya, Karadeniz’e ticaret için giden Viking kökenli Vareglerin Novgorod civarında egemenlik kurması ile başlar. 862’de efsanevi kral Rurik, Novgorod hakimi olur. Rurik, Rus tarihi boyunca hüküm sürmüş iki hanedandan birine, Rurikid hanedanına ismini vermiştir. Rurik’in ardılı Oleg, Kiev’i ele geçirerek Kiev Prensi olarak taç giyer ve Kiev eski Rusya’nın başkenti haline gelir.

988 yılında Rurik’in soyundan gelen Büyük Vladimir, Bizans İmparatoru’nun kızkardeşi Anna ile evlenerek hristiyanlığı benimser ve Vladimir, tüm pagan adet ve ibadethanelerine son vererek hristiyanlığı resmi din haline getirir.

1223’de Kalka Muharebesi ile Rusya Cengiz Han’ın yıkıcı gücü ile tanışır. Rus şehirlerinin neredeyse tamamı birkaç yıl içinde Batu Kağan’ın Altın Orda İmparatorluğu’nun egemenliği altına girer. 1240’tan  itibaren yaklaşık iki yüz yıllık Moğol hakimiyeti yaşanacaktır. Kilise tarafından aziz ilan edilmiş olan ve 1240’da ülkesine akın eden İsveçlileri ve Tötonik Şövalyeleri yenilgiye uğratan Novgorod Prensi Alexander Nevsky ve varisleri, Moğollar ile diğer Rus prensleri arasında arabulucu işlevi görür. Zaman içinde Moskova Prensliğinin yükselişi başlar. Moğol gücü 1480’e dek gün be gün zayıflayacak ve son bulacaktır.

Moğol hakimiyeti, Büyük Ivan olarak da anılan Moskova Prensi III. Ivan tarafından sona erdirilir. Büyük Ivan, Bizans İmparatoru XI. Konstantinos’un yeğeni Sofia Palailogos’un yeğeni ile evlenir ve Bizans’ın çift başlı kartalını arma olarak benimser. Bu çift başlı kartal, 1917 Bolşevik Devrimine dek Rusya’nın simgesi olmaya devam eder. III. Ivan’ın torunu Korkunç Ivan İstanbul’daki Ortodoks Patrikhanesi’nin onayı ile  “Çar” ünvanını resmi olarak kullanılmaya  başlar. Korkunç Ivan’ın oğlu Çar Fyodor’un ölümü ile Rurikid Hanedanı son bulmuş olur.

Fyodor’un ölümünün ardından Rusya on beş yılını ekonomik ve idari çalkantılar içinde geçirir; iç savaş, kıtlık, Polonya Ordusunun Moskova işgalini yaşar. Rus halkı Moskova’ya akın ederek işgalcilerin varlığına son verir.

Düzenin geri gelişi, Rus temsilcilerin 1613’de oylama yaparak hanedanı ve ülkeyi eski bir Rus ailesinden gelen Michael Fedorovich Romanov’un ellerine teslim etmesiyle başlar.

Romanov Hanedanının en güçlü ve en bilinen ismi Çar Büyük Petro’dur. Son derece ilginç bir kişilik olan Petro, Rusya’nın modernleşmesine ve yüzünü batıya dönmesine büyük önem verir.

İki metrelik boyu ve son derece meraklı yapısıyla egzantrik bir kişilik olan Çar, on yaşında tahta geçmiş; bir kara şehri olan Moskova’da büyümüş olmasına rağmen denize ve denizciliğe gönül vermiştir. Öyle ki denizcilik alanında tartışmasız dünya lideri olan Hollanda’ya gider ve doklarda bizzat bir işçi gibi çalışarak gemi yapımının püf noktalarını öğrenir. Rusya’nın her alanda gelişimini sağlamaya çalışan Çar, ülkesini bir imparatorluk haline getirme yolunda önemli adımlar atar. Baltık Kıyısı’nda ülkenin Avrupa’ya açılan kapısı haline gelen ve kendi adını taşıyan Saint Petersburg şehrini kurarak başkenti buraya taşır.

I. Alexander Dönemi’nde, Moskova’ya doğru yürüyüşe geçen Büyük Fransız General Napoleon 1813’de Rusya’nın amansız soğunun da yardımıyla yenilgiye uğratılır ve Çar Alexander Napoleon’u Paris’e dek takip eder. Çar Alexander’ın ardından tahta çıkan kardeşi I. Nicholas Döneminde İngiltere ve Fransa’yla ittifak yapan Osmanlı İmparatorluğu’na karşı Kırım Savaşına giren Rusya ağır bir yenilgiye uğrar. 93 Harbi adı verilen ve 1877-1878 yılları arasında yapılan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilgisi ile sonuçlanan Osmanlı-Rus savaşı I. Nicholas’ın oğlu II. Alexander Döneminde yaşanır.

Çarlık Rusya’sının son bulması II. Alexander’ın torunu II. Nicholas Döneminde gerçekleşir. Kudretli bir devlet adamı olmayan ama ailesine derin bir sevgiyle bağlı olan Çar II. Nicholas, Romanov hanedanının son hükümdarı olur. Aşkla bağlı olduğu eşi, bir Alman prensesi olan Çariçe Alexandra halk tarafından kökeni nedeniyle hiç bir zaman sevilmemiştir. Çariçe hemofili hastası yegane oğlu Çareviç Aleksey’in hayatı için öylesine endişe etmektedir ki oğlunu hayatta tuttuğuna inandığı Rahip Grigoriy Rasputin’e hayatında önemli bir yer vermektedir. Rahip son derece etkileyici bir kişiliğe ve aynı zamanda skandallarla dolu bir hayata sahiptir. Rahibin kraliyet ailesine bu derece yakın olması, devlet işlerinde söz sahibi olduğu düşüncesi nefretle karşılanır ve türlü dedikodulara yol açar. Rahip Rasputin 1916’da Rus soyluların ön ayak olduğu bir suikastle öldürülür. Rusya, 1914’te müttefiki Sırbistan’ın yanında yer alarak İttifak Devletleri olan Avusturya, Almanya, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı I. Dünya Savaşına girmiştir. Savaşın getirdiği ağır yük, uzun yıllardır büyümekten olan devrimci akımların halkın huzursuzluğu ile birleşmesine ve Çar’ın Mart 1917’de tahttan feragatine yol açar. Şubat Devrimi olarak anılan bu dönem, Vladimir Lenin liderliğindeki Bolşeviklerin Ekim Devrimi ile sonlanır. Rusya 1918’de Brest-Litovsk Antlaşması ile I. Dünya Savaşı’nı kendi hesabına sonlandırır ama Bolşevikler ve eski rejimin destekçileri arasında bir iç savaş başlamıştır. Komünist Kızıl Ordu ile anti-komünist Beyaz Ordu mücadele ettiği sırada, Temmuz 1918’de, tutuklu bulunan son Rus Çarı ve ailesi Ekaterinburg şehrinde katledilir. Ölenler arasında, zaman içinde katliamdan sağ kurtulduğu efsanesi yayılan; yaşamı filmlere, kitaplara konu olan Grand Düşes – Prenses Anastasya da bulunmaktadır.

Komünistler iç savaştan galip olarak ayrılır ve Komünist Parti idaresi altında yeni bir düzen başlar. 1922’de Rusya’nın önderliğindeki on dört ülke bir araya gelerek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) adı verilen tek bir ülke bayrağı altında birleşir. 1924’te efsanevi lider Lenin ölmüş ve yerini yaklaşık otuz yıl süreyle ülkeyi demir yumruk altında yönetecek olan Stalin almıştır. Rusya ve Amerika İkinci Dünya Savaşı esnasında aynı kampta yer alır. Rusya’yı işgale kalkan Hitler ordusu, Napeleon ile aynı kaderi paylaşmış; soğuk ve Rus Ordusunun çifte direnişi karşısında ağır bir yenilgi almıştır. Savaşın sona ermesi ile beraber dünya iki süper gücün, Amerika Birleşik Devletleri ve SSCB’nin dünyayı iki ayrı kutba böldüğü, soğuk savaş dönemini yaşamaya başlar. Kitleler sürekli olarak bir nükleer savaş tehdidi hissederek yaşamaya alışır. Sonsuza dek gibi sürecek zannedilen bu dönem, 1985’te Mikhail Gorbachev’in Komünist Parti Genel Sekreteri olması ve ülkeyi glasnot ve perestroyka, bir açıklık ve yeniden yapılanma sürecine sokmasıyla son bulur.

1991’de Sovyetler Birliği çözülmüş ve Rusya artık Rusya Federasyonu haline gelmiştir. Seçilen ilk başkan Boris Yeltsin dönemi, Rusya’nın büyük bir ekonomik ve moral çöküş yaşadığı zor günlere sahne olur ancak Rusya bir süre sonra zengin doğal kaynaklarının da yardımıyla büyük bir toparlanma yaşar. 2000’lerden itibaren Rusya Vladimir Putin’in liderliğinde yoluna devam eder.
 

Kaynak : Shutterstock Saint Petersburg Mariinsky Tiyatrosu
Kaynak : Shutterstock Büyük Yazar Lev Tolstoy
Kaynak : Shutterstock Besteci Piotr İlyiç Çaykovski
Kaynak : Shutterstock Geleneksel Balalayka ile Rus Kız Çocuğu
Kaynak : Shutterstock Rastrelli'nin Smolny Katedrali

Kültür/Sanat/Mimari

Tarihi boyunca pek çok güçlük ve çalkantı ile karşılaşan, olağanüstü genişlik ve zenginlikteki topraklarının büyük çoğunluğu Asya’da olmasına rağmen yönünü batıya ve batılılaşmaya dönmüş olan Rusya; göz kamaştırıcı bir kültür birikimi yaratmıştır. Rusya sanat dallarının hemen her birinde özgün örneklere imza atmış olsa da edebiyat, müzik ve bale alanlarında tüm dünyanın önünde saygıyla eğildiği büyük isimlere sahiptir.

Rus edebiyatının en büyük isimleri 18. yy’dan itibaren tarih sahnesinde görünür. Büyük Rus şairi Alexander Puşkin modern Rus edebiyatının öncüsü kabul edilir. Onunla başlayan yıldızlar geçidinin en önemli isimleri; yaşadığı dönemde ve hatta günümüzde adeta bir peygambere gösterilen saygıyı gören yazar ve filozof Leo Tolstoy ve çağdaşlarından Fyodor Dostoyevsky’dir. Savaş ve Barış,  Suç ve Ceza gibi en önemli klasik eserler onların kaleminden dünya mirasına dahil olmuştur. Rusya’nın Sovyetler Birliği olarak varlığını sürdürdüğü 1922 – 1991 yılları arasında dört Rus yazar, Nobel edebiyat ödülüne sahip olmuştur. Ivan Alekseyevich Bunin, Boris Pasternak, Mihail Şolohov ve Aleksandr Soljenitsin Nobel ödüllü Rus yazarlardır. “Vişne Bahçesi”, “Vanya Dayı” gibi oyunlarını tiyatroseverlerin yakından tanıdığı Anton Çehov, yazarlar Maksim Gorki, Nikolai Gogol, Ivan Turgenyev, Vladimir Nabokov, Mikhail Bulgakov, şairler Anna Akhmatova, Vladimir Mayakovsky, Sergei Yesenin isimleri bir çırpıda sayılabilecek büyük Rus edebiyatçılarının sadece bir bölümüdür.

Rusya özellikle klasik müzik alanında pek çok önemli isimin anavatanıdır. Piyotr İlyiç Çaykovski, Sergey Rahmaninov, Sovyet dönemi bestecileri Igor Stravinsky, Dimitri Şostakoviç, Sergey Prokofyev, Alexander Scriabin müzikte yeniliklere öncü olmuş büyük isimlerdir. Yüzlerce farklı etnik grubun bir arada yaşadığı Rusya’da etnik gruplara göre farklı müzikler mevcuttur. Geleneksel Rus müziğinin en önemli müzik aletleri başta balalayka olmak üzere, gusli, gudok ve domradır. Askeri bir koro olan Kızıl Ordu korosu tüm dünyada Rus müziğinin tanıtımı konusunda önemli bir varlık gösterir. Rock ve pop gibi müziğin modern formları da Rusya’da büyük ilgi ve dinleyici bulan, pek çok sanatçının yetiştiği alanlardır. Sovyet Dönemi sonunda hayatını erken yaşta kaybeden Viktor Tsoy, rock müzik alanında Rusya’da efsanevi bir üne sahip olmuştur.

Rusya denince akla ilk gelen sanat dallarından biri kuşkusuz baledir. Dünyanın en önemli bale ustalarını yetiştiren Rusya, bu alanda son derece saygın bir yere sahiptir ancak 2000’lerin başlarında bazı skandallar Rus bale dünyasını sarsmıştır. Moskova’da Bolşoy Tiyatrosu veya Saint Petersburg’da Mariinsky Tiyatrosu’nda izlenecek bir bale gösterisi seyre doyulmaz bir gösteri olmanın yanı sıra Rus kültürünü yakından tanımanın bir yoludur. Bu tiyatrolardan bilet almak için Rusya seyahatinden uzun süre önce planlama yapmak ve harekete geçmekte yarar bulunur. Vaslav Nijinsky, Anna Pavlova, Galina Ulanova, Maya Plisetskaya, Rudolf Nureyev, Mikhail Barışnikov balenin efsanevi isimleridir. Günümüz bale ustalarından Ivan Vasiliev’i izlemek de bale ve dansseverler için bir ayrıcalıktır.

Sinema alanında, Sergei Eisenstein’ın 1925 yapımı Potemkin Zırhlısı filmi, dünya sineması açısından önemli bir yere sahiptir. Ülkenin sinema alanında belki de en fazla bilinen ismi Sovyet döneminde hayatını kaybeden yönetmen Andrey Tarkovski’dir.
Renkli bir sanat ve kültür yaşamına sahip olan Rusya, mimari anlamda da son derece renkli bir ülkedir. Rusya’da mimari anlamında ilk göze çarpan yapılar soğan kubbeleri ile geleneksel Rus kiliseleri ve hemen ardından Sovyet Döneminde ülkenin geçirdiği dönüşümü vurgulamak için yapılmış, kuleleriyle Rus semalarına hakim devasa Sovyet binalarıdır.

Rusya’da erken dönem mimarisinde kullanılan ana malzeme ahşaptır. Pskov, Yaroslavl, Kostromo, Ivanovo, Pereslavl, Vladimir-Suzdal ve Novgorod erken dönem Rus mimari eserlerini görmek açısından önemli noktalardır. Saint Petersburg’un yaratıcısı Büyük Petro, Rusya’nın yüzünü batıya çevirerek mimaride batılı etkilere de olanak sağlamıştır. Kış Sarayı, Katerina Sarayı, Smolny Katedrali gibi rokoko stilinde yapılmış olağanüstü güzel sarayların mimarı ünlü İtalyan mimar Rastrelli’dir. Sonrasında Admiralty, Kazan Katedrali gibi klasizme dayanan önemli başka eserler meydana getirilir. Sovyet Dönemi mimari eserleri arasında, Stalin tarafından yeni başkent Sovyet gücünü vurgulamak amacıyla Moskova’da dev boyutlarda yapılması emredilmiş, “Yedi Kızkardeşler” adı verilen gökdelenler özellikle anılmalıdır. Sovyet sonrasında Rusya’da yaşanan inşaat furyasıyla, cam ve metalin güneş ışığı ile parladığı modern gökdelenler alışılmış bir manzara halini alır. Moskova’da bulunan Uluslararası İş Merkezi bu tür modern binaların görülebileceği alanlardan biridir. Saint Petersburg’da bulunan Lakhta Centre binası, bugün 462 m.lik yüksekliği ile Rusya’nın en yüksek binasını oluşturur.

Bir kentin mimarisi kuşkusuz o kenti ziyaret edenlerin en çok ilgisini çeken, en fazla seyredilen özelliklerinden birini teşkil eder ve kentlerinin tarihi ve mimari zenginliğiyle Rusya seyahatseverlere çok güzel kent manzaraları vadeder. 
 

Kaynak : Shutterstock Buz Hokeyi
Kaynak : Shutterstock Katamaranla Urallar

Spor

Rusya, Sovyetler Birliği Döneminden başlamak üzere spor tarihinde hep önemli bir yere sahip olmuş ve sporcuları pek çok alanda defalarca kürsüyü en başarılı sporcularla paylaşmıştır. Olimpiyatlarda kazanılan madalya sayısı bakımından Rusya, ilk birkaç ülkeden biridir. Rus sporcular özellikle atletizm, jimnastik, güreş, halter, tenis, kayak ve buz pateni gibi alanlarda çok başarılıdır. Buz Hokeyi alanında Rus takımına kafa tutabilecek takım sayısı pek sınırlıdır.

Tenisçi Maria Sharapova ve Anna Kournikova, futbol tarihinin en başarılı kalecilerinden biri kabul edilen Lev Yashin, spor tarihine adını yazdırmış yüzücü Alexander Popov, satranç oyuncuları Anatoly Karpov ve Garry Kasparov, Rus spor tarihinin önemli isimlerinden birkaçıdır.
Rusya’nın spor başarıları doping skandallarıyla gölgelense ve Rus sporcuların olimpiyatlara katılımlarına 2016 ve 2018’de kısıtlamalar getirilse de Rusya, muhtemelen dünya çapında sporcular yetiştirmeye devam edecektir. 1980 yılında Moskova’da yaz olimpiyatları düzenlenmiş ve 2014’de Soçi Kentinde kış olimpiyatları gerçekleştirilmiştir. Rusya’nın ev sahipliği yaptığı en önemli spor organizasyonlarından biri de 2018’de gerçekleştirilen FIFA Dünya Kupasıdır. Rusya 2020 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası için evsahibi olarak seçilmiştir.

Olağanüstü coğrafi yapısıyla Rusya, adrenalin sevenlere, aktif bir tatil tercih edenlere, extreme sporlardan hoşlananlara da pek çok deneyim fırsatı sunar. Kayak, rafting, bisiklet, skydiving ve paragliding, Arktik çemberden Baykal Gölü’ne dek dalış yapma, mağaracılık, hiking, trekking, her türden su sporu, at binme, Rusya gezisinin ana amaçlarından biri olabilir. Ancak aktivite amacıyla yola çıkmadan önce iyi bir planlama yapmak, her türlü bilgi ve uyarıyı incelemek yararlı olacaktır. 

Kaynak : Shutterstock Pelmeni Kaynak : Shutterstock Solyanka Çorbası
Mutfak
Baltık Denizi’nden Uzak Doğu’ya, Kafkaslardan Sibirya’ya, Kuzey Denizi’nden Karadeniz’e dünyanın en büyük coğrafyalarından birine sahip olan, içinde yüzlerce farklı etnik grup barındıran Rusya’nın mutfak kültürünün bu durumdan etkilenmemiş olması beklenemez. Dolayısıyla Rus mutfağı denince yöreye göre büyük bir çeşitlilik söz konusudur.

Farklı yemeklere alışık olmayanlar pilav benzeri plov, şiş kebap şeklinde şaşlık, mantıya benzer pelmeni  ile karınlarını doyurmakta zorlanmayacaktır. Öte yandan denenmemiş tatlar arayanlar için bir cennettir Rusya.

Bir buğday ülkesi olduğu için hleb yani ekmek günlük hayatta önemli bir yer tutar. Kvass adı verilen geleneksel içkisinin dahi ana maddesi ekmektir. Ekmek hayat demektir. Soğuk bir ülke olduğu için kalorili beslenir Rus insanı. Patates, önemli bir besin maddesidir. Soğuktan etkilenenler borç, rassolnik, shchi, solyanka gibi çorbalarla ısıtırlar içlerini... Sıcak çorbalar gibi soğuk çorbalar ve kholodet adı verilen jölelenmiş et çorbaları da bulunur. Kışlar uzun sürer, meyve sebze geç olgunlaşır. Bu nedenle turşu kültürü gelişmiştir Rusya’da; yiyecekleri taze tutmanın iyi bir yoludur bu.

Dondurma en sevilen tatlı türlerinden biridir. Peçeniye adı verilen pastaları tatmadan olmaz. Sahalin, Kamçatka, Uzak Doğu taraflarındaysanız balık kültürü önemli bir yer tutar. Tatar kültürüne sahip bölgelerde yedikleriniz ise size hiç yabancı gelmeyecektir.
 

Kaynak : Shutterstock Borş Çorbası
Borş veya Borç Çorbası
Rusya ile özdeşleşmiş bu çorbanın kökeni sık sık Ukrayna olarak belirtilir. Ana malzeme olarak kırmızı pancardan yapılan, içine çeşitli sebzeler eklenebilen çorba sıcak veya soğuk olarak tüketilebilir ve üzerinde bir çeşit krema olan smetana sıkılmış olarak servis edilir. Etli veya etsiz olabilir, zaman zaman içine bir çeşit alkollü Rus içkisi olan kvass eklenir. Et olarak genelde sığır eti kullanılırsa da domuz etiyle yapılmış da olabilir.
 

Kaynak : Shutterstock Siyah Havyar
Havyar
Bir çeşit balık yumurtası olarak adlandırılabilecek havyar, Rusya’nın şöhret sahibi mutfak ürünlerinden biridir. En pahalı olarak bilinen havyar, soyu tükenmekte olduğu için koruma altında bulunan ve Hazar Denizi’nde görülen Beluga mersin balığına aittir.
 

Kaynak : Shutterstock Shchi Çorba
Shchi
Ana malzemesi lahana olan bu çorba, Rus kültüründe önemli bir yer tutar. Tavuk, dana veya kuzu eti ile yapılan etli versiyonları ya da sadece sebze ile yapılan vejateryan biçimleri mevcuttur. Smetana adı verilen ekşi krema ve çavdar ekmeği ile servis edilir.
 

Kaynak : Shutterstock Blini
Blini ve Prozhki
Bir tür ince pancake olan blini, içi veya üzerine konulmuş lezzetli yiyeceklerle servis edilebilir. Yine bir tür hamur işi, pirozhki içi balıktan ete, pişmiş yumurtadan pirince, lahanadan mantara çok çeşitli şekillerde doldurularak fırınlanır veya hafifçe kızartılarak sunulur.
 

Kaynak : Shutterstock Böfstroganoff
Böfstroganoff
19. yy ortalarında Saint Petersburg’da yaşayan bir asil, Alexander Stroganov için Fransız ahçı tarafından pişirilen bu mantarlı, kremalı biftek tüm dünya tarafından benimsenmiş ve tüketilir olmuştur.
 

Kaynak : Shutterstock Okroshka
Okroshka
Geleneksel Rus soğuk çorbası. Kıyılmış salatalık, kaynamış yumurta, patates, sosis ve salamla yapılır ve içine soğuk kvass veya kefir katılır.
 

Kaynak : Shutterstock Kvass
Kvass
Rusya’nın geleneksel içkisi kvass, hala yaygın olarak tüketilmekle kalmaz, Rus mutfağının özel yemekleri içinde de sık sık kullanılır. Koyu bira tadına benzer bir tada sahip olan bu yumuşak içeceğin ana maddesi fermente edilmiş çavdar ekmeği suyudur ve kokusu da ekmeği andırır.
 

Kaynak : Shutterstock Votka
Votka
Tüm dünyada geleneksel Rus içkisi olarak bilinen votkanın, rusça “su” anlamın gelen “vada” kelimesinden türetildiği rivayet edilir. Renksiz ve genellikle aromasız olan votkanın alkol oranı %50 civarında değişkenlik gösterir. Ana maddesi buğday, çavdar veya patates olabilir.  Rusya’da limonnaya (limonlu votka), starka (elma veya armut yapraklarıyla tatlandırılmış votka), pertsovka (biberli votka) gibi tatlandırılmış türleri de mevcuttur. En bilinen votka markaları Smirmoff, Russian Standard, Stolichnaya, Flagman, Moskovskaya’dır.

Votka genelde yanında tuzlu ringa balığı, salatalık turşusu veya tereyağlı çavdar ekmeği ile tüketilir. Votkalı içeceklerin içinde en çok tüketilenler, votka portakal, domates suyuyla yapılan bloody Mary, votka tonik ve votka martinidir.
 

Kaynak : Shutterstock Baykal Gölü Kıyısında Demir Yolu Hattı
Kaynak : Shutterstock Baharda Trans-Sibirya Hattı

Trans-Sibirya Demir Yolu

Rusya, yakından tanıdıkça, farklı yüzlerini gördükçe derin bir bağla bağlıyor sizi kendine. Görünenin çok ötesinde, ta derinlerde, farklı bir sevda yaratıyor gönlünüzde. Moskova’dan başlayan ve neredeyse Rusya’nın bir ucundan diğerine, Uzak Doğu’da bulunan Vladivostok’a uzanan; Rus kentleri, Urallar, taygalar, çöller, göl kıyıları, nehirler aşarak ilerleyen, yaklaşık 9200 km’lik dünyanın bu en uzun ray sistemi, tam da böyle, büyüleyici bir seyahat deneyimi anlamına geliyor. İndi bindi yapmadan devam edildiğinde, bu seyahat yaklaşık bir haftalık bir zaman gerektiriyor.

1891 yılında başlayan ve 1916’da yapımı tamamlanan bu ray sistemi, Çar III. Aleksandr ve oğlu, son Rus monarkı Çar II. Nikolai dönemlerinde ve gözetiminde hayata geçirilir. Demiryolunun tamamlanmasıyla Sibirya’nın uçsuz bucaksız boş alanlarına ulaşmak ve buralardan yararlanmak kolay hale gelir. Nizhny Novgorod, Tarihi şehir Yekaterinburg, Sibirya’nın kültür kenti Tomsk, Novosibirsk, Irkutsk ve Baykal Gölü rotanızın üzerinde veya çok yakınında yer alıyor.

Yolun büyük bölümünde aynı hat üzerinden ilerleyen, Ulan Bator ve Pekin’de sonlanan Trans Moğolistan hattı ile  Chita üzerinden yine Pekin’de sonlanan Trans Mançurya hattı ile Trans Sibirya yolculuğu farklı rotalar ve resmi hazırlık süreçleri gerektirir.

 

Eğlence

Rusya gibi bir ülkede sıkılmak mümkün mü? Gece yaşamını sevenler, alışverişten hoşlananlar Rusya’ya gelmekten asla pişman olmayacaktır. Hep daha fazlasını arayanlar için Rusya’yı renklendiren pek çok olaydan birkaçı şöyle sıralanır:
 

Altın Maske Festivali
Moskova’da düzenlenen, Mart’da başlayıp Nisan ayında devam eden festivale Rusya’nın önemli opera, dans, tiyatro, müzik sanatçıları katılır ve festival ödül töreni ile son bulur.
 

Çehov Uluslararası Tiyatro Festivali
İki yılda bir Moskova’da gerçekleştirilir. Mayıs ortasından Haziran ortasına kadar drama ve müzikallerin sahnelendiği festivale dünyanın her yerinden tiyatro grupları katılır.
 

Times & Epochs Festivali
Moskova’da gerçekleştirilen festival, bir tarih festivalidir ve bu alanda dünyada düzenlenen en önemli etkinliklerden biridir. 2011’den bu yana düzenlenen festival çerçevesinde Moskova sokaklarında onlarca yerde tarih sayfalarından alınmış sahneleri, canlı performansları, fuarları, eğitim seanslarını izlemek mümkündür. Festival on günden fazla sürer. Festival yaz aylarında yapılmakla beraber tam tarihleri önceden takip etmek gereklidir.
 

Beyaz Geceler Festivali
Beyaz Geceler, Saint Petersburg’da 1993 yılından bu yana, Mayıs ve Temmuz ayları arasında gerçekleştirilir. Festival, Mariinsky Tiyatrosu’nda bale, opera, orkestra performanslarının sergilendiği “Beyaz Geceler Yıldızları” programı ile başlar. Şehir merkezi Kışlık Saray önü ve şehir etrafında yer alan tarihi semtler, Peterhof, Tsarkoye Selo, Pavlosk’da düzenlenen karnavallar ile devam eder.
 

Scarlet Sails Festivali
1968 yılından bu yana, Saint Petersburg’da. yapılan bu kutlama son yıllarda milyonların katıldığı bir etkinliğe dönüşmüştür. Scarlet Sails, aslında ünlü Beyaz Geceler festivalinin bir parçası olarak düzenlenmektedir. Etkinliğin adı Rus yazar Alexander Grin’in bir öyküsünden esinlenilerek konmuştur ve okul yılının bitişi kutlanmaktadır. Genç nesillere duyulan güveni de simgeleyen etkinlik, Haziran ayının son günlerinde, yılın en uzun gününe en yakın Cumartesi günü gerçekleştirilir. Konserler, Neva Nehri üzerinde yapılan ışık ve su şovları ve bu cümbüşün ortasında kırmızı yelkenleri ile süzülen bir yelkenli, hayalleri gerçeğe dönüştüren sihirli bir ana benzer.